kozmetik-urunlerBasına ve Kamuoyuna;

Eczanelerimiz halkın en yakın sağlık danışmadır. Raf koşulları, eczane içi ısı ve nem oranları Eczacı kontrolünde, Eczane Teknisyenleri ve Eczane Teknikerleri tarafından an be an takip edilmekte ve kayıt altında tutulmaktadır. Bu sebeple kozmetik mağazalarında bu takipler yapılmamakla birlikte raf koşullarına da dikkat edilmemektedir.

Kozmetik Yönetmeliği‘nde belirtilen üretim koşulları sonrasında satış koşullarıda dikkate alınmalı ve halka sunulduğu ortamlarında sağlığa uygun olması gerekmektedir. Bazı işletmelerde sadece satış odaklı iş ve işlemler yürütülmesi halkımızın sağlığını büyük yönde tehdit etmektedir. İçeriğine göre saklama koşulları olması gerekirken hiçbir kozmetik mağazasında bu konuda aktif bir çalışma bulunmamaktadır.

Yönetmelikte belirtildiği üzere  “değerlendirmeyi yapacak yetkili veya sorumlu kişinin, eczacılık, veterinerlik, biyoloji, kimya, biyokimya, toksikoloji, mikrobiyoloji, dermatoloji, tıp veya eşdeğer bir bilim dalında diploma sahibi olması ve yeterli tecrübeyi haiz bulunması gerekir.” maddesi yer almaktadır.

Halkın en yakın sağlık danışmanı olarak bizler tüm kozmetik ürünlerinin saklanma koşullarına uygun ve korunması gerektiği yönünde çalışmalar yürütmekteyiz. Geçtiğimiz günlerde basında çıkan bir haberde bu tip ürünlerin tehlikeleri incelenmiş ve yazar tarafından yayınlanmıştır.

İşte yazarın yazısı : Yasemin CANDEMİR – Sözcü Gazetesi

Rafta beklemiş kozmetiği almayın!

Hala kulak arkası ediyoruz ama konu kozmetik olunca durum gerçekten çok ciddi. “Bir ruj sürmeden dışarı çıkılır mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız ben de asla çıkmıyorum ama en azından kozmetik alırken içinde zararlı kimyasal var mı diye o minik yazıları tek tek okuyorum.

Kozmetik ürünleri içindeki maddelerin varlığı kadar zararlı hale getiren bir konu da rafta beklememiş ürün satın almak.

Alacağınız ruju ya da farı satış döngüsünün en hızlı olduğu yerden almaya bakın. Uzun süre rafta bekletilmiş ürünlerin kanserojenik reaksiyonların gelişme riskini artırıyor. Meme kanseri vakalarında doktorlar artık sizin hangi kremleri kullandığınızı ve sıklığını da öğrenmek istiyorlar. Bu onlar için neredeyse genetik hikayeniz kadar etkili…

Bir de evde bir kremi iki kişi kullanacaksanız, elinizi bandırmamaya dikkat edin. Fırça ya da spatula yardımı ile almak, sizi oluşabilecek bakterilere karşı korumuş oluyor…

Alpha-Hydroxy Acids (AHA)
Nemlendirici, tonik, temizleyici, maske, yaşlılık lekelerini yok edici ürünlerde yer alır. AHA, ölü deriyi soyan bir madde olarak bilinir. Ancak uygulama sonrası derinin güneş ışığına yüzde 50 daha fazla hassasiyet gösterdiği, derinin yaşlanma hızını artırdığı ve olası deri kanseri gelişimine neden olabildiği bilinir.

Formaldehit
Tırnak cilası, şampuan, sabun, deri kremlerinde yer alır. Bu yüksek tahriş edici ajan, deriden emildikten sonra alerjik reaksiyonlara, baş ağrısına ve hatta astıma neden olabilir. İçerik listesinde sıklıkla adı “formalin” diye ifade edilir. Japonya ve İsviçre’ de kozmetik amaçlı kullanımı yasak.

Propylene Glycol (PEG)
Güneş kremleri, ruj ve banyo malzemelerinde yer alır. Endüstride anti-freeze olarak kullanılan maddenin içeriğinde de yer alır. Karaciğer ve böbreklere çok zararlıdır, deri ve gözü tahriş eder. Yüksek miktarda alındığında santral sinir sistemini baskılamakta ve daha az efektif çalışmasına neden olmaktadır.

Sodium Lauryl Sulfate (SLS)
Banyo köpüklerinde, diş macunlarında, şampuanlarda ve losyonlarda bulunur. Gerçekte bir makina yağıdır. Bu deterjanın beyine, kalbe ve karaciğere kolaylıkla girdiği ve bağışıklık sistemini bozduğu ispatlanmıştır.

Methyl Methacrylate
Tırnak bakım ürünlerinde bulunur. Mantar enfeksiyonlarına ve tırnakta deformitelere neden olur. Uzun süreli maruz kalınmalarda, göz, deri ve akciğerleri  tahriş edici eder, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını bozar ve üreme problemlerine yol açar.

Paraben
Birçok kozmetikte çeşitli kimyasallar yer alırken en fazla endişe duymamız gerekeni parabenlerdir. Parabenler, raf ömrünü uzatıcı olarak kullanılır. Makyaj temizleme losyonlarında yüzde 99 oranında yer alır. Kozmetik ürünlerinde propyl paraben, methyl paraben ve buthyl paraben birlikte kullanır. Parabenler vücutta östrojeni taklit eden madde olarak bilinir. Vücutta hormanal etkileri artıran kimyasal maddelerin kullanılması özellikle öströjen hormonuyla artan göğüs kanserinin yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Göğüs dokusundaki yoğun yağ oranı vücuttaki toksik maddelerin burada yoğunlaşmasına ve göğüs kanserinin en yaygın kanser çeşidi olmasına sebep olur.

 

Bu denli zararı bulunan ürünlerin sağlık danışmanları kontrolünde eczanelerde satılması daha uygun ve halkımızın sağlığı açısından daha doğru olacaktır.

Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri, Sosyal ve Kültürel Gelişim Derneği

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir